CİHAN HÜKÜMDARI
Ey Nur’u Rahman,
Sensin derde derman,
Edersin yüreklere hicran,
Dersin; uyan, silkelen ve dayan,
Unutma, elbet son bulur yalan,
İnsandan geriye bir dem hüzündür kalan,
Ecel vaktine kadar oyalanma; hazırlan,
Rahman’ın tecellisine inan,
Ölüm vakti geldiği zaman anlarsın; tek hâkiki muhafız iman,
Gerisi teferruat, ne de olsa dünyaya ayrılmış haddinden fazla zaman ziyan,
Bunca uğraşın içerisinde yüreğe huzur bahşeden Rahman,
Affeyle sen aciz beşeri,
Yol bilmez, iz bilmez; savrulur biryana,
Sen ki kudret bahşetmezsen;
Bertaraf olur, ansızın yok olur,
Sen ki affetmezsen; çölde su arar durur,
Muradına erişemeyince; içten içe kavrulur,
Umudu yiten can, hakîkâti unutur,
Ancak hakîkâttir canı canana ulaştıran,
Hakîkâttir; bedeni ete kemiğe bürüyen,
Nasıl döner eski sıhhat dolu hâline?
Nasıl döner eski sevinç dolu gününe?
Nasıl bakar, umut dolu gözlerle?
Tut ki elini, savrulmasın bir yana,
Tut ki elini, anlasın kudreti,
Tut ki elini, acizliğini hatırlasın,
Her dem yüreği ile hasbihal eylesin,
Sevgiyi Haktan yana kullansın,
Hak etmeyene, israf eylemesin,
Gereksiz hasbihal ile zamanı yitirmesin
Akıp giden ömürdür, bunu iyi bellesin,
Bilmez ise öğrensin, ilim ile bezensin,
Her bir saniye irfan dolu geçsin,
Ölüm vakti gelince huzur ile Huzura gitsin.