İKİNCİ HAÇLI CEPHESİ ( A.B.D — AB ) SAVAŞ DEVLETİ İSRAİL

İKİNCİ HAÇLI CEPHESİ ( A.B.D — AB ) SAVAŞ DEVLETİ İSRAİL

İsrail oğulları dünya ya gelen ilk dini ırklardan biridir. Hz. Adem’den sonra dünyaya gelen Hz Musa peygamber dır. Musa dini Yahudiliktir ona bağlı olan İsrail oğulları’dır.Yahudi tarihi Hz. Musa’dan başlar bu güne kadar gelmiştir.Yahudiler var oluşlarından bu güne kadar hep sorunlu bir ırk olmaya devam etmişlerdir.Yahudilerin doğduğu yer Kudüs ve Mısır civarlarıdır. Fakat Yahudiler dünya için hep sorun olmuştur.Yahudiler Musa zamanından bu güne kadar defalarca zülüm katliam ve sürgünlere maruz kalmışlardır. Mısır’da Firavun Yahudileri köle olarak çok ağır şartlarda çalıştırmıştır. Yahudi sürgünü ilk Firavun tarafından yapılmıştır. Firavun orduları ve Yahudiler arasında yapılan savaş’ta Firavun ordusu Yahudileri kızıl denize kadar sürmüştür. Denize kadar geri çekilen Yahudiler gidilecek başka çıkış yolu olmadığı için, çıkmaza girmişler tam o sırada yukarıdan gelen bir ışık, Hz. Musa’ ya seslenir.” Ya Musa yerdeki o yılanı al” Musa ışığa derki “yılanı yerden alırsam yılan beni sokar zehirler.” Işık,” bu tanrının emridir, sen yılanı al” Musa yılanı yerden alır ve yılan Musa’nın elinde bir anda asa olur. Işık Musa’ ya “o asayı denize vur” diye yol gösterir. Musa asasını denize vurur ve deniz ikiye bölünür. Musa ile birlikte Yahudiler kızıl denizi geçer. Arkasından gelen firavun orduları denizin ortasına yetişirken, Musa emir eder denize” birleş” der ve deniz birleşir. Denizin ortasında kalan Firavun ordusu askerleri, deniz suyunun altıda kalır ve hepsi boğularak ölürler.

Geçmişe bakıldığında Yahudiler çok eziyet ve acı çekmiş bir halk. Yahudiler orta doğudan göç ettiklerinde İspanya ve Portekiz ülkelerine yerleşir. Bu ülkelerden diğer Avrupa ve Amerika ülkelerine dağılırlar. Birinci dünya savaşında Nazi Almanya‘sı Hitler Yahudi ırkını yok etmek için Polonya topraklarında fırınlar kurmuş ve Yahudi ırkından olan, çocuk, kadın, yaşlı, genç önüne gelen herkesi fırınlarda imha etmiş. Gene Rus topraklarında Yahudiler büyük haksızlık ve zulme uğramışlar. Geçmişte eziyet ve acı çeken bir halkın devamı olan şimdiki Yahudi devleti İsrail acaba geriye dönüp tarihine, bakmaz mı bu katliamları nasıl yapabiliriz.

Bence Yahudilerin yanlışları şu düşünceden gelmekte, Yahudi inancı ve Tevrat ta göre, Yahudiler seçkin ve en üstün Irk olduklarını, Tanrı Yahudileri üstün bir Irk olarak yaratmış olduğunu, Yahudi Irkından sonra gelen diğer ırklar Tanrı tarafından Yahudi Irkına hizmet etmek için gönderilmiş olduğuna inanırlar. Yahudiler bu kapris ile yaşamaya devam ederken, gittikleri yerlerde hep huzursuz luk içinde yaşamaya çalışmışlar. Bilindiği gibi kaprisli insanlarla yaşamak zordur.

Batılı ülkeler kendi ülkelerinde yaşayan Yahudiler için, ileride ülkeleri açısından sorun olabilme endişesi taşımış.Yahudilerin devletleşmesi için ve çare aramaya başlarlar. Osmanlı birinci dünya savaşında hükmen yenilir ve dağılır. Filistin toprakları İngiliz devletinin mandası altına girer. Osmanlının yıkılışı ile birlikte Yahudi ırkı için bir devlet kurma fırsatı doğmuş oldu. Bu devlet için en uygun yer Filistin’dir, Yahudileri bu topraklara yerleştirmeye başladılar.

BM kararı ile 1948 yılında Filistin topraklarında Yahudi devleti kurulmuş oldu.Yahudilerin Filistin göç etmekle birlikte batılılar Yahudi fakir fukarasını, varoşlarını hem ülkelerinden atılar hem de kurtulmuş oldular. Hatta bu fakir fukaralar bile gelmek istememişler büyük uğraşlardan sonra Filistin‘e göçe razı etmişlerdir.

Kurulan yeni Yahudi devletinin, silahlı kuvvetlerine gerekli olan silahı, teknoloji, eğitimi, Amerika ve İngiltere devletlerince verildi. Yahudi devletinin ordusunu bir savaş ve katliam ordusu olarak eğittiler. Aslında kurulan İsrail devleti değil kurulan Amerika’ nin küçük bir savaş eyaletidir. İsrail’in kurulması ile batı, Ortadoğu Petrolu ve Müslümanlar üzerinde bir savaş makinesi vahşete sınır tanımaz bir ordu kurdu.

Şimdi kim kimle savaşıyor! A.B.D. ordusu ve küçük bir grup Gazzeli, hangi silahlarla bir tarafta dünyanın en büyük teknolojili silahları ile A.B.D destekli, İsrail ordusu. Diğer tarafta piyade tüfek ve el yapımı silahlar ile sadece onurunu kurumaya ve yaşamaya çalışan Gazze halkı. Adaletiniz bu mu? Sözde demokrasinin beşiği A.B.D. ve AB Devletleridir.

Gazze şeridi diye bilinen yer aslında Filistin’ in Akdeniz ‘e açılan kapısı. Yavuz Sultan Selim 1516 yılında Mısır seferi sırasında, Gazze’ yı Osmanlı topraklarına dahil etmiştir. Osmanlı’ya geçen Gazze en parlak dönemini 17 yy’ da, Osmanlı yöneticisi ve ailesi olan Rıdvanlar yönetimi altında yaşamışlar. Gazze’ nin idaresi 1948 den 1967 yılına kadar Mısır devletinin kontrolünde kalmıştır

Gazze 1967 yılında Arap ve İsrail savaşından sonra İsrail tarafından İşgal edilmiş. İşgal, 1993 yılına kadar filen sürmüş sonra Oslo anlaşması ile İsrail Gazze’ den çekilmiş. Gazze kontrol ve geçiş noktaları Avrupa Birliği gözlemcileri tarafından yapılmış. Tabii İsrail verdiği sözünde durmayınca Hamas ve İslami cihat örgüleri bu işgalden sonra direniş hareketleri olarak ortaya çıkmışlardır. Oslo antlaşması ile Gazze, hava sahası, Deniz ve kara suları denetimi doğrudan, İsrail’e bırakmıştır.

Bu gün yaşananlar tam soykırım ve insanlık trajedisidir. Bir taraftan kuvvetli bir ordu ve onu destekleyen A.B.D ve AVRUPA ülkelerinin baş aktörleri Almanya, Fransa, İngiltere, diğer tarafta dünyanın en fakir halkı Filistin. Sözde demokrasi insan haklarına saygı duyan bu ülkeler, Filistin’e gelince gözleri kör, kulakları sağır oluyor. Filistin’de çocuk, kadın, ev, okul, cami, yaşlı ne varsa modern silahlarla vuran acımasız ve insan haklarından yoksun İsrail. Yaptığı savaşın maliyeti ve bütçesi batılı devletler tarafından karşılanır, savaş emrini o devletler verir. Şu anda devam eden İsrail saldırısında yerle bir olan Gazze ve halkının sesini duyan yok ama İsrail’de ölen bir asker veya bir çocuk için batılı devletler ve B.M, anında Gazze ve yönetimini kınar.

Halbuki 2000 yılarında beri binlerce Filistinli’nin ölüme ve yaralanmasına neden olan İsrail saldırılarına takiben İsrail Filistin kuvvetleri arasında sekiz kez ateşkes anlaşması yapılmıştır, Gazze’ye kara , hava, deniz saldırıları son bulacağını ablukanın kaldırılmasını taahhüt eden terör devleti İsrail hala saldırılarına devam etmektedir ve taahhütlerine sadık kalmamaktadır.

İsrail bağımsızlığını ilan ettiği tarihte Filistin toprakların % 6 sına sahipti. Nüfus olarak Filistin nüfusunun çok azı kadardı. Ancak İsrail 1948 savaşında Gazze ve Batı Şeria hariç bütün Filistin’i 1967 de ise Gazze , Batı Şeria, Sina yarım adasını ile Golan tepelerini işgal ederek topraklarını üç katına çıkartmıştır. Bazı tarihlerde ortada bir sebep yokken Irak, Sudan, Lübnan’a saldırmıştır.

Peki İsrail Hamas’a neden bu kadar karşı çıkar ve Hamasın varlığından bu kadar rahatsız olmaktadır? Çünkü Hamas, İsrail’in varlığını kabul etmeyen İslami bir örgüttür. Hamas, İsrail’in Müslümanlar için bir şeytan devlet olduğunu iddaa etmektedir. İsrail devletini tanımaz, ancak israil’in 1967 sınırları öncesine çekilmesi koşulu ile geçici bir barışı kabul eder. Ayni şekil dünyanın değişik ülkelerinden gelen Yahudilerin Filistin topraklarına yerleşmesini bir nevi ve hak ihlali olarak kabul

eder. BM İsrail’ in işgal ettiği topraklar Filistin halkınındır, diye defalarca karar çıkartmıştır. Hatta bununla ilgili 28 karar var ama A.B.D’ in karşı çıkması ile bir türlü yürürlüğe girmemiştir.

Şu anda Filistin’de yaklaşık 4,500,000 Filistin’li yaşamaktadır. İsrail Filistin’e vurmaya devam ederken farkında olmadan kendi halkı savaş halinde, savaş halinde olan İsrail’in pek mutlu olduğu söylenemez. Çünkü savaşta olan bir devlet önce halkına, ölen asker ve sivillerin, yok olan ekonominin hesabını verme zorunluluğu var. İsrail yönetimi bu hesabı halkına vermekten zorlanıyor. Ancak unutulmamalıdır hiçbir zülüm ebedi değildir. İsrail in yaptığı zülüm tarih önünde mutlaka bir gün hesap verecektir.

Bakın Hitler kamplarında bir Yahudi ne diyor “EGER TANRI VARSA. BENİM ONU AF ETMEM İÇİN TANRININ AYAĞIMA KAPANMASI LAZIM”…. Çünkü zülüm ve İşkence tüm insanlık için bir felakettir. Böyle bir insanın torunları nasıl olur da böylesi bir vahşet ve katliamı yaparlar.

İsrail aşırı bir Yahudi devleti olduğuna göre, Kutsal olan Tevrat ve Yahudi dinine karşı işlediği suçlara bakın.( TEVRAT ne DİYOR)

YAHUDİ DİNİN (10 EMRİ)

1- Karşında başka ilahların olmayacak.

2- Kendin için oyma put yukarda göklerde olanın yada, aşağıda yerlerde olanın yahut yerin altında olanın sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin.

3- Yehova (Tanrı)nın ismini boş yere ağzınıza almayacaksın.

4- Şabat (tatil) günü takdis etmek için onu hatırında tutacaksın altı gün işleyeceksin ve bütün işini Yapacaksın fakat yedinci gün tanrının Rab’be şabat’ır (Dinlenme) sen ve oğlun ve kızın, kölen cariyelerin ve hayvanların kapılarında olan garibin hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü gökleri yerleri denizleri ve onlara da olan bütün şeyleri altı günde yarattı.

5- Babana ve Anana hürmet edeceksin.

6- Katletmeyeceksin.

7- Zina etmeyeceksin.

8- Çalmayacaksın.

9- Komşuna karşı yalan yere yemin etmeyeceksin.

10- Komşunun evine tamah etmeyeceksin. Komşunun karısına, yahut kölesine, yakut hayvanlarına ve komşunu hiçbir şeyine tamah etmeyeceksin.

YAHUDİLİKTE SEÇİLMİŞ HALK İNANCI

1- Puta tapmayacaksın

2- Tanrının ismini mübarek kılmak bu isimleri lanet etmemek.

3- Cinayet işlememeK

4- Cinsel ahlaksızlık yapmamak.

5- Hırsızlık etmemek.

6- Adil bir yargı sistemi oluşturmak ve uyulmasını sağlamak

7- Canlı bir hayvanın etini koparıp yememek.

İşte Yahudi dininin emirleri yukarıda yazıldığı gibidir. Ancak şu andaki radikal İsrail devletinin yaptığını tüm dünyanın gözleri önünde ve Yahudiler öldürdükleri Filistin’li çocukları, hamile kadınları ve acımasızca yapılan katliamlar. Böylesi bir dinin emir ettiği gerçek bir Yahudi dinine bağlı iseniz dininize bağlı kalmanız gerekir. Eğer uymasanız şimdiki İŞİD katillerinin yaptığı katliamlar arasında ne fark var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.