Acı biberi sevenler iyi bilir: Yedikçe yanarsınız, yandıkça da keyif alırsınız. Alnınız terler, yüzünüz kızarır ama ardından bir rahatlama hissedersiniz. Aslında tüm bu yaşadıklarımız, acı biberin mutluluk duygusuyla olan doğrudan ilişkisini gösterir. Bu konuyu açmak istiyorum.
Bu etkinin arkasındaki asıl neden, acı biberin içinde bulunan kapsaisin adlı doğal maddedir.
Kapsaisin, acı biberi acı yapan bileşendir ama aynı zamanda vücudumuzda ağrı, metabolizma ve hatta ruh hâli üzerinde etkili olan güçlü bir moleküldür.
Acı biber yediğimizde dilimizde yanma hissi oluşur. Bunun nedeni kapsaisinin, vücudumuzdaki “ısı ve ağrı algılayan sinir uçlarını” uyarmasıdır. Beynimiz bu uyarıyı gerçek bir yanık gibi algılar. Aslında ortada bir yanık yoktur; beyin öyle zanneder.
Ama işin ilginç kısmı burada başlar.
Vücut bu sahte tehlikeye karşı kendini korumak için hemen savunmaya geçer.
Kapsaisin adlı bu mucizevi madde ağrı sinyali oluşturduğunda, beyin buna karşılık endorfin salgılar. Endorfin, vücudun kendi ürettiği doğal ağrı kesici ve mutluluk hormonudur. Spor yaptıktan sonra hissedilen o iyi hâlin temel sebebi de endorfindir.
Yani acı biber:
· Vücudu kısa süreli bir stresle uyarır
· Beyni “tehlike var” diye harekete geçirir
· Ardından endorfin salgılanmasını artırır
Sonuç? Yanmanın ardından gelen rahatlama, keyif ve hafif mutluluk hissi.
Bu nedenle bazı insanlar acı yedikçe kendini daha enerjik, daha iyi ve hatta daha mutlu hisseder. Acı biberin “alışkanlık yapıyor” gibi algılanmasının nedeni de budur.
Kapsaisinin bir başka ilginç özelliği de şudur: İlk başta ağrı hissi verir ama zamanla ağrıyı azaltır.
Düzenli ve kontrollü temas halinde sinir uçları zamanla daha az tepki vermeye başlar. Bu sayede kapsaisin; eklem ağrılarını, kas tutulmalarını ve sinir kaynaklı ağrıları hafifletici etki gösterebilir. Günümüzde eczanelerde satılan pek çok ağrı kesici krem ve merhemin kapsaisin içermesinin temel nedeni de budur.
Kapsaisin en çok acı biber türlerinde bulunur. Özellikle acı sivri biber, pul biber, cayenne biberi ile jalapeño, chili ve habanero gibi acı biber çeşitleri kapsaisin açısından zengindir. Ayrıca acı soslar ve acı baharatlar da önemli kapsaisin kaynakları arasında yer alır.
Tatlı dolmalık biberler ise kapsaisin içermez; bu yüzden acı değildirler.
Acı biber yediğinizde vücut ısınız hafif yükselir, terlersiniz. Bu da kapsaisinin metabolizmayı harekete geçirmesinden kaynaklanır. Enerji harcaması artar, yağ yakımını destekler.
Burada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir. Mide hassasiyeti olanlar ile reflü, gastrit ya da ülser sorunu yaşayan kişilerin acı biberi ölçülü tüketmesi önemlidir. Aksi hâlde fayda beklenirken rahatsızlık ortaya çıkabilir. Mesele acıyı hayatımızdan tamamen çıkarmak değil, onu doğru dozda ve bilinçli şekilde tüketmektir.
Zor zamanlardan geçiyoruz. Dünyada yaşanan acımasız olaylar, sapkınlıklar, ekonomik kaygılar, günlük sınav yada farklı stresler ve belirsizlikler ruhumuzu yeterince yoruyor. Belki de bu yüzden küçük mutluluklara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Adeta küçük bir mucize olan acı biber, bize hayata dair çok zarif bir ders veriyor: Vücut, acıya bile bir çıkış yolu bulabiliyor. Eğer biyolojimiz bir yanma hissine karşı mutluluk hormonu üretebiliyorsa, biz de hayatın yakıcı tarafları karşısında kendi savunma mekanizmalarımızı geliştirebiliriz.
Belki bir lokma acı biber dünyadaki dertleri bitirmez; ama bazen bir tabak yemekten fazlasını yapar. Bizi kendimize getirir, direnç kazandırır ve her problemin ardından bir serinliğin geleceğini hatırlatır. Manevi iklimimizi güçlendirmenin yanında soframızda acıya da yer açmak, belki de acılarımızı söndürmenin yollarından biri olabilir.
Zira Allah, maddi ve manevi her derde bir çözümü bu dünyada bizlere sunmuştur.




