Gerçek Manada İnsan Olmak
Canlı cansız tüm varlıklara bu dünyayı bir misafirhane yapan yüce Allah’ın, insanı akıl ve şuurla ödüllendirip en üstün mertebede yaratması ve bunun karşılığını beklemesi, O’nun mutlak adaletinin bir sonucudur. Yaratılışta asla bir eksiklik ya da kusur yoktur. Her şey, muazzam bir ölçü ve düzen içinde varlık sahasına çıkmıştır. Eğer bir şeyde noksanlık gördüğünü sanıyorsan, bil ki o noksanlık dışarıda değil, senin bakış açındaki ya da kendinde yüzleşmek istemediğin kusurlardadır. Rabbin seni bu kadar çok güzel özellikle donatmışken, küçük bir sıkıntı karşısında isyan etme lüksüne sahip olmadığını artık idrak etmelisin.
Teslimiyet ve Farkındalık
Yunus Peygamber gibi, “Senden başka ilah yoktur, seni eksikliklerden tenzihe ederim; ben gerçekten nefsine zulmedenlerden oldum,” diyerek başına gelenleri kendi hatalarına bağla. Tam bir teslimiyetle kurtuluş anını sabır ve tevekkülle bekle. Sana geçici bir süre için emanet edilen bu dünyayı, nefsinin isteklerine ve bitmek bilmeyen hırslarına kurban etme. İnsanlık bahçesini darmadağın etme; zarar vereceğin her dalın, her yaprağın, hatta her çiçeğin bile ahirette bir karşılığı olduğunu sakın unutma!
Hoşgörü ve Dik Duruş
Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevme noktasında Yunus Emre, kusurlu olana kapını açmakta ise Mevlana gibi ol. Gülü sevmek, dikenlerine sabretmekten ve onları görmezden gelmekten geçer. İnsanın omuzlarına yüklenen kusurlar, aslında ona acizliğini hatırlatmak içindir. Zenginlik seni şımartmasın ki, Nemrut ve Firavun’un düştüğü acınası duruma düşmeyesin.
Senden farklı düşünenleri ne ötekileştir ne de küçümse; eğer Allah dileseydi, herkesi tek bir fikirde birleştirirdi. Zalime boyun eğmeyi karakterine bulaştırma. Zulmün karşısında öyle dik bir duruş sergile ki, zalim yarın başına ne geleceğini bugünden bilsin. Kuran’da zalimlerin sonunun ne olduğunu biliyorsun.
Vatan ve Ortak Değerler
Ülkeni gözün gibi koru ve toplumsal değerlerine sahip çık. Unutma ki bir millet, ancak kendine has değerleri üzerine inşa edilir. Ülken, bayrağın, dinin ve milletin senin namusundur; onları canın pahasına kolla. İnsanları gruplara ayırıp fitne üretmek kolaydır; asıl zor ve önemli olan, bu ayrışmaların doğuracağı kötü sonuçları önceden görüp engel olmaktır. Önemli olan, vatanın çıkarlarına zarar gelmemesi için elini taşın altına koyabilmektir. Dili, dini, milleti veya düşüncesi ne olursa olsun, sana zararı dokunmayan herkese kucak aç.
Yaşam Hakkı ve Ahlak
Unutma, her canlının yaşama hakkı vardır ve bu hak onlara Yaratıcı tarafından bahşedilmiştir. Bu hakkın gasp edilmesi asla kabul edilemez. Bizler bu dünyada misafir olduğumuza göre, ev sahibi olan Allah neyi öngördüyse ona uymak zorundayız. Birini sevip sevmemek senin tercihindir ama bu duygunun o kişinin mahvına sebep olmasına asla izin verme. Sözlüğünden kini, nefreti, iki yüzlülüğü ve bölücülüğü tamamen çıkar.
Çünkü bunlar birer ruh hastalığıdır. Gücün yetiyorsa bu hastalıklarla mücadele et. Hiç kimseyi küçük görme; toplumun bireylerden oluştuğunu hatırla. Üzerinde yaşadığın toprağın tek bir çakıl taşına bile değer vermen, vatana verdiğin kıymetin en açık delilidir. Ülkenin modern ve gelişmiş ülkeler arasında hak ettiği yere gelmesi için canla başla çalış. Oku, öğren, kendini yetiştir ve başkalarına da bu imkanları sağla.
Empati ve Gelecek
Bir başkasının sorununu kendi sorununmuş gibi hisset. Empati kur; çünkü bu milletin anlaşılmaya ve birbirini anlamaya çok ihtiyacı var. Yapacağın her hareketin, olumlu ya da olumsuz, toplumda mutlaka bir karşılığı olacaktır. Bu yüzden her adımını iyice ölçüp biçerek at. Atalarını sev, geçmişini iyi bil ve geleceğe güvenle bakmanın yolunu ara. Bugün attığın her başarılı adım, yarın atacağın adımlar için sana güç ve ilham vermelidir.
Topluma verdiğin değer, aslında kendine verdiğin değerdir. Toplumu var eden şeyin birey olduğu gerçeğini asla unutma.
Özetle; kendini tanı, kendin ol ve özüne dön ki, dönüşün muhteşem olsun.

