Durabilen Son İnsan
Yıl bilinmiyordu artık.
Takvimler hız gününe göre ayarlanıyordu.
Dünya yavaş yavaş değil, bilinçli olarak hızlandırılmıştı.
İnsanlara doğar doğmaz “Tempo Çipi” takılıyordu. Bu çip kalp atışını, düşünme hızını, yürüme temposunu, hatta konuşma ritmini bile optimize ediyordu. Yavaşlayan sistem dışına düşüyordu.
Çünkü artık en büyük suç: Durmaktı.
Şehirler sessiz değildi ama gürültü yoktu.
Herkes kulak içi bildirimlerle yönetiliyor, göz merceklerine düşen veri akışını takip ediyordu. İnsanlar yürümüyor, akıyordu.
Kimse gökyüzüne bakmıyordu.
Çünkü gökyüzü veri üretmiyordu.
Ve bir gün…
Adam durdu.
Ne alarm çaldı, ne sistem çöktü.
Sadece yürürken adımını yere koydu…
ve ikinci adımı atmadı.
Kalabalık onu solladı.
Sensörler titreşti.
Tempo Çipi uyarı verdi:
“Akış dışına çıkıyorsunuz. Lütfen devam edin.”
Adam başını kaldırdı.
Belki yıllardır ilk kez gökyüzüne baktı.
Bulutlar…
Hareket etmiyordu aslında.
Yavaşça süzülüyordu.
Sistem ikinci uyarıyı gönderdi:
“Durmak verimsizliktir.”
Adam gözlerini kapadı.
İlk kez kalp atışını duydu.
Çip üçüncü aşamaya geçti:
“Uyumsuzluk tespit edildi.”
Ama o gülümsedi.
Çünkü o an fark etti:
Koşarken hiçbir şeyi gerçekten görmemişti.
Sadece veri tüketmişti.
Ama şimdi… rüzgârı hissediyordu.
Etrafındaki insanlar onu fark etmeye başladı.
Bazıları birkaç saniyeliğine yavaşladı.
Sistem alarm seviyesini yükseltti:
“Yavaşlama bulaşıcıdır.”
Görevliler geldi. Üniformaları parlaktı. Yüzleri ifadesizdi.
“Tempo dışı davranış. Sebep?”
Adam cevap verdi:
“Merak.”
“Ne merakı?”
“Gökyüzü neden acele etmiyor?”
Kısa bir sessizlik oldu.
Bu sistemde sessizlik kayıt altına alınamıyordu.
Adamı götürdüler.
Ama o gün şehirde küçük bir şey oldu.
Bir çocuk…
Yürürken annesinin elini çekti.
“Anne… durabilir miyiz?”
Anne önce çipe baktı.
Sonra gökyüzüne.
Sadece üç saniye durdular.
Sistem bunu kaydetti.
Ama anlayamadı.
Çünkü sistem için hız verimdi.
Ama insan için bazen yavaşlık hakikatti.
Ve o gün istatistiklere küçük bir not düştü:
“Durma oranı %0.002 arttı.”
Sistem bunu tehdit olarak gördü.
Ama belki de o adam,
gerçekten yaşayan son insan değildi artık.



